Kitabın konusu aşktır. Aşkın sanıldığı gibi bir şey olmadığını, insanların aşk zannettiği şeyin tutkudan ibaret bir yanılgı olduğunu, kişinin sadece ve sadece kendine aşık olabileceğini anlatan eser, giden sevgilinin ardından ağlayıp helak olmak yerine insan için var olan, halk dilinde “aşık olmak” diye bilinen bu duyguyu doğru yöne kanalize etmeyi öğretmektedir. Tıpkı Mimar Sinan gibi, tıpkı İbn-i Sina, Alexander Graham Bell, Da Vinci gibi… Bu kitabı okuyan kişi, dizi filmlerle virüs gibi yayılan aşk biçimine tevessül edemez; çünkü bu eser, akılla beyin arasındaki bir karışlık mesafeyi ortadan kaldıran, aşk acısına iyi gelen yegâne ilaçtır…
Bir Yorum (Bu Konu Hakkındaki Görüşleriniz?)
Aşkın ne olduğunu bilmeyip birine aşık olduğumu sanıyordum öylesine içimde bir sızı vardı ki karşı konulmaz sanıyordum ve aklıma sen bir kashnacısın bu felsefeye inanıyorsun kendine gel diye sinyaller geldi en sonunda bu kitapla buluştum diğerleri gibi beni en derinlerden etkiledi… Teşekkürler Erdal DEMİRKIRAN / Dünyanın En İyi Cumhurbaşkanı (2036)